Tavuklu Pirinç Çorbası
Bir kâseyle başlar misafirin hatırlanışı…
Her sofranın başlangıcında bir niyet gizlidir. Tavuklu pirinç çorbası, o niyetin en sade ama en gönülden hâlidir. Misafirlikte ya da düğün sabahında, ilk kaşıkla hem beden ısınır hem kalp.
Bu çorba; öyle malzeme bol olsun diye değil, şifa niyetiyle pişirilir. Tavuk eti sabırla haşlanır, suyuna lezzet, ruhuna ferahlık katılır. Pirinç yavaşça eklenir; çünkü onun yumuşaması, evin yumuşayan sesidir. Sarımsağın, limonun, bazen yoğurtlu bir terbiyenin eşliğiyle sofra başına taşınır.
Düğün sabahlarında bu çorba, gece boyunca uykusuz kalmış kadınların, telaşlı çocukların ve heyecanlı gelinlerin yüreğine dokunur. Misafir geldiğinde ilk ikram budur; çünkü “önce içini ısıtayım” demenin en nazik yoludur.
Tavuklu pirinç çorbası, bir zamanlar tarladan, kümesin kıyısından, ocağın başından geçerek gelir sofraya. Ama her seferinde aynı şeyi fısıldar:
“Bu evde seni bekledik, hoş geldin.”