Logo
x
MÜBADİL LEZZETLERİ

Ekşili Pırasa

Ekşili pırasa yemeği… Adı bile ağzı sulandırır. Ama bu yemek yalnızca ekşi ve tatlı arasında salınan bir damak şöleni değil; aynı zamanda bir düğünün, bir davetin, bir hatıranın tam ortasında duran yemektir.

Pırasa, kuzu eti ve ekşi erik. Üç malzeme bir tencerede, yılların bilgeliğiyle dizilir. Karıştırılmaz. Kendi halinde, ağır ağır pişer. Tıpkı eski kadınların sabrıyla, sessizce kurdukları sofralar gibi.

Bu yemek bir davettir. Öyle ki, Güler Sezen’in anlattığı gibi, patriyotların düğününe davetli olmayanlar bile sırf o pırasayı yemek için düğün yerine gelir. Çünkü bu pırasa, başka pırasaya benzemez.
Erikle tatlandırılmış, etle zenginleşmiş, güveçte pişirilmiş bu lezzet, yalnızca karın doyurmaz; hatıraları da doyurur.

Ayvalar da girer bazen bu yemeğe. Kabuklarıyla. Çünkü o da bu yemeğin bir misafiri gibidir.
Ve her çatalda, bir çocukluk öğlenine, bir anne mutfağına ya da uzak bir Rumeli köyünün düğününe gidilir.

Ekşili pırasa, geçmişin damakta kalan en güzel izlerinden biridir.
Bir yemek değil, bir anlatıdır.