Galatopta
Galatopta, Rumeli mutfağından günümüze taşınan en zarif fırın lezzetlerinden biridir. Ne kek, ne puding, ne muhallebi… Ama her birinden izler taşıyan, sınır tanımayan bir tatlı. İsmi Yunancadan “sütlü hamur” anlamını çağrıştırsa da ev halkı için anlamı çok daha büyüktür: Sessiz bir sevgi, sade bir ziyafet.
Bol süt, yumurta, un ve biraz şekerle hazırlanan bu tarif, bir yandan annelerin sabah sessizliğinde karıştırdığı tencereleri, bir yandan fırının önünde sabırla bekleyen çocukların yüzünü getirir akla. Fırından çıktığında üstü kızarmış, altı yumuşacık bu tatlı, sıcağı sıcağına yenirse evin her köşesini sarar o eski kokular.
Bayram sonrası kalan sütle yapılır bazen; bazen de özel bir misafir geleceğinde… Öyle gösterişli bir tatlı değildir, ama gönüllerde yer edinir. Çünkü Galatopta, malzemeden değil, niyetten yapılır. Özü sadelik, özü paylaşmak…
Bir lokması; geçmişin içtenliğini, mutfağın cömertliğini, aile olmanın o sessiz ama derin bağını hatırlatır.
Ve her sofraya geldiğinde, bir şey demeden fısıldar:
“Evdeyiz.”