Etli Kapuska
Kapuska…
Yalnızca lahana ve et değil; göçlerin, yoksunlukların ve sıcak sofraların ortak dili.
Her bir tenceresinde savaş yıllarının dayanışması, mübadil sofralarının sadeliği ve bereket duası saklıdır.
Bu yemek; özenli sofralara değil, samimi masalara aittir.
Kimi zaman kuru ekmekle yenir, kimi zaman yanında yoğurtla. Ama daima ev gibi kokar.
Bir tencere kapuska pişince, bilinir ki o evde “bir şeyler vardır”.
Belki dolu bir tencere yoktur ama paylaşacak bir niyet, ısınacak bir masa, beklenen bir çocuk mutlaka vardır.
Her kaşıkta içi ısınır insanın, içi yumuşar.
Çünkü bu yemek, lahanayla değil sabırla yumuşatılır.
Mutfaklarda gizlenen hatıraların, ağır pişen hayatların yemeğidir Kapuska.
Göçle gelenlerin unutmamak için pişirdiği, kalabalık sofralarda sessizce bölüşülen, herkesin bir parça tanıdığı o eski yemeğin adıdır.