Alivra
Alivra’nın lapa versiyonu, göç eden ellerin sıcak topraklara taşıdığı sade ama derin bir tattır. Bir tencerede kavrulan unla başlayan hikâye, sarımsakla lezzet bulur, peynir ya da köfteyle zenginleşir. Ama ne eklenirse eklensin, onun özünde hâlâ sadelik ve dayanışma vardır.
Çocuklara balla tatlı, büyüklere sarımsakla tuzlu yapılır; ama her haliyle birleştirici, besleyici ve tanıdık bir dokunuş taşır. Lapa gibi görünse de; o aslında hayatın zor anlarında bile sofraya bir umut, bir yudum huzur olarak konan mütevazı bir kahramandır.
Alivra, fakirliğin değil, zengin bir mutfak geleneğinin hatırlatıcısıdır. Her kaşığında bir hatıra, her kokusunda bir geçmiş saklıdır.